64 Yıllık Gazeteci Mehmet Göçer Afşin Haber Merkezine hayran kaldı! | Afşin Haber
SON DAKİKA

Başkan Gürbüz, “Saraykent Fiberkent oluyor”

GENEL, GÜNCEL, MANŞETLER, SİYASET, TEKNOLOJİ

64 Yıllık Gazeteci Mehmet Göçer Afşin Haber Merkezine hayran kaldı!

Bu haber 17 Kasım 2021 - 9:21 'de eklendi ve 42 views kez görüntülendi.

64 Yıllık Gazeteci Mehmet Göçer,Afşin Merkez Yayın Grubunun daveti üzerine İlçemize gelerek hem Eshab-ı Kehf Külliyesini gezdi hem de burada kendisiyle yapılan Röportajda Eshab-ı Kehf’in Tesbit davasına ilişkin soruları cevaplandırdı.Göçer, 300 Metrekare alanda yayın yapan Afşin Merkez Yayın Grubunu da ziyaret etti.

Kurucusu olduğu Elbistanın Sesi Gazetesinde ki köşesinde okuyucularına Afşin Merkez Yayın Grubunu tanıtan Gazeteci Mehmet Göçer, yazdığı köşe yazısını Gazetenin manşetinden yayınladı.

Duayen Gazeteci Mehmet Göçer, Haber Merkezini MARAŞFED Başkanı Uğur Yinanç ve GÖNÜLDER Başkanı Hüseyin Bozkurt ile birlikte gezdi.

Mehmet Göçer’in 15 Kasım 2021 tarihli Gazetede Afşin Merkez Yayın Grubuna ilişkin yazdıklarını aynen yayınlıyoruz;

KOMŞU VE KARDEŞ İLÇE AFŞİN’DE, DİKİLMİŞ BİR ÇINAR FİDANI, GÜMRAH ŞEKİLDE YETİŞİYOR!

EshabÜ’l Kehf’i ziyaretimizi müteakip Afşin merkezine döndük. Arkadaşım Uğur Yinanç Bey ve ev sahipleriyle. Yine birlikte. Halil Demir’in, haber merkezi salonundayız. Ayakkabılarımızı çıkartıp, giydiğimiz terliklerle, takriben 250 m2 genişlikte, gözler kamaştırıcı bir iş yeri. İş yeri dedikse; ne fabrika, ne sanayi çarşısında, imalat yapan bir atölye, ne de; çarşıda, sıralanmış dükkânlar.

Hüseyin Bozkurt bize kılavuzluk yapıyor. Gözler kamaştıran, kocaman bir mağaza sanki. Bir bölüme bakıyorsun; sanki Millî kütüphane. Bozkurt tarif ediyor; “Şu bölüm, Afşinli şair, yazar ve edebiyatçıların kitapları: Hayati Vasfi Taşyürek, Muhsuni Şerif, Ergün Ertekin, (Elbistan’ın Kızılcaoba Mh. nüfusuna kayıtlı, ancak uzun yıllar Afşin ve köylerinde İMAMLIK yaptığı için Afşinli sanılmış Derdiçok) ve diğerleri ve dini konular içeren kitaplar sıralanmış, adeta yüzüne gülüyor insanın. Yineliyorum; sanki bir Millî Kütüphane.

Yan kısmında, Elbistanlı, şair, yazar ve edebiyatçıların sıralanmış kitapları. Bozkurt; Bak, Mehmet amca, senin; 7. cilde kadar yayınladığın Un Sandığı kitaplarıyın 6 cildi. Ancak, 1. cildi yok. Derdi Çok, Ahmet Çıtak Abdurrahim Karakoç, Arif Bilgin, Celâleddin Kurt, Mehmet Gözükara, Hacı Hasan Uğur ve daha başkalarının kitapları.

Şurası, Göksun’un şair ve yazarlarının kitapları.Vs. Bin (1000) cilde yakın, sıralanmış, her türlü, her yaştakine hitap eden kitaplar. Yan tarafta, Yedi Uyurların sıralanmış dış giysileri. Bitişikte, Afşinli, eli öpülesi çiftçilerin; ekip-biçip elde ettikleri gıda çeşitleri: fasulye, nohut, mercimek, buğday, arpa vs.

Duvarlara asılmış, Afşin’in tanınmış şahsiyetleri: Hayati Vasfı Taşyürek, Mahsuni Şerif, Hac’a gittiğinde, Mekke’de vefat eten Abdullah Kösebalaban, Bazı büyük devlet adamları, edipler ve şairlerin resimleri ve daha neleeer, neler.

Halil Demir’e ait makam bölümü. Sanki bir kaymakam, dahası Vali makamı. Masa, 8-10 kadar modern koltuklar, o biçim!  Yan kesimde, 20’yi aşkın insanın rahatça oturabileceği toplantı salonu. Arka yan kısımda mutfak.

Diğer yanda, engelliler için, ev içi ve dışarıda kullanabildikleri tekerlekli sandalye. 60’ı aşkın engelliye ikram edilmiş, 2-3 adet kalmış. Bu, engelli arabasını, Afşinli kardeşlerimiz, kimisi satın alıp getiriyormuş, diğerleri de, ihtiyaç kalmayan aileler getiriyormuş, ihtiyacı olanlara parasız ikram ediliyormuş.

“Vakit-Nakittir” Atasözü kapsamında, Elbistan’a, Uğur YİNANÇ beyin ve de benim dönmem geciktiğinden dolayı, Halil Demir ile bizzat konuşup, geniş bilgi almaya zaman kalmadı. Bu sebepten, yeterli izah edemediğim için, üzgün olduğumu belirtmek istedim! Hatta; 1930-1940’lı yıllarda revaçta olan, çaldığı plaklara, sesi güzellerin türkülerini dinlediğimiz gramofona geçirilen Mahsûnî Şerif’in plâğını bile dinlemeye zamanımız kalmadı, ayrıldık.

Şöyle bir düşündüm: abartmıyorum: “Türkiye genelinde; sıradan bir ilçede, bir kişinin, böyle cazibeli, böyle gözler kamaştırıcı, görenin hafızasından çıkmayacak Haber Merkezi var mı acaba? ” demekten kendimi alamıyorum. Bine yakın kitabın sergilenmesi, yineliyorum: bir ilim yuvası demektir. Bir diğer bakışla, bir mini Devlet Müzesi Ve diğerlerini nasıl değerlendirirseniz, değerlendiriniz!…

Şu aklıma geldi: ulusal gazeteler, ulusal televizyonlar ve onların haber kaynağı; başta ANADOLU AJANSI (A.A.) olmak üzere tüm AJANSLAR, şimdiye kadar, böyle bir yeri nasıl görmemişler?

Bu manzaranın sırrını, ben şöyle çözüyorum: (Yanlışsam düzeltilsin) YEDİ UYURLARIN Torunları, Afşin’in muhterem halkı kardeşlerimiz, doğru-dürüst ve çalışkanlığına ilâveten, Afşin’i tanıtma mücadelesinden dolayı bağırlarına basarcasına destek olmalarıdır.

Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim: yurt içi ve yurtdışından Kahramanmaraş’a, yakın komşusu Elbistan’a, Göksun’a, Ekinözü ve Nurhak’a yolu düşenlere, öneri ve tavsiyem: “Yahu, Elbistan’da, 64 yıldan beri gazetecilik yapan, Un Sandığı adı ile 7. cilt kitabı yayınlanan, 8. cildi baskıya hazır olduğu söylenen Mehmet GÖÇER’in özenerek söz ettiği Afşin’de, Halil DEMİR adında bir kişinin, kurduğu Haber Merkezi salonunu  bir görelim” demeleridir.

Bu, fasıldan sonra, Vakıflar Genel Müdürlüğünce, gereken yatırım sonucu, fevkalâde güzelleştirilmiş olduğu, yine Mehmet Göçer tarafından ifade edilen ESHABÜ’L KEHF’İ de bir görelim, Allah rızası için ziyaret edelim” diyecekler, bendelerine de teşekkür edecektirler sanıyorum, ziyarete gelenler!.