
Gazeteci-Yazar Mehmet Gören, şiddetli bir deprem sonrasında yıkılan hamamın enkazı altında kaldığı belirtilen Kral Dakyanus’un oğlu ile gelinine ait heykellerin bugün Kahramanmaraş Müzesi’nde sergilendiğini anlatıyor.
Gören, 6 Şubat 2023 tarihinde merkez üsleri Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki iki büyük depremi hatırlatarak sözlerine şöyle devam ediyor: “Doğu Anadolu Fay Hattı’nın sürekli hareketli olduğu ve tarih boyunca büyük ve yıkıcı depremlere neden olduğu bilinmektedir. Milattan sonra 100’lü yıllar civarında Kahramanmaraş ve Hatay çevresinde de şiddetli depremlerin meydana geldiği belirtilmektedir. Tarih boyunca yaklaşık beş yüz yıllık dönemler içerisinde bölgede büyük depremlerin yaşandığına dair değerlendirmeler bulunmaktadır. İlimizde yaşadığımız ‘asrın felaketi’ olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinde de Kahramanmaraş ve Hatay başta olmak üzere geniş bir bölgede büyük yıkımlara yol açan şiddetli depremler meydana geldi. İlçemizin kuzeyinde bulunan Gözpınarı, bir zamanlar küçük bir gölü andıran görüntüsüyle bölgedeki tarihî olaylara sessizce tanıklık etmiş önemli bir mekândır. İlçemizdeki sitelere içme suyu sağlamak amacıyla yapılan çalışmalar sırasında gerçekleştirilen kazılarda Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen bir hamamın kalıntılarına rastlanmış; kazılar sırasında bir kadın ve bir erkek heykeli de bulunmuştur. Söz konusu heykeller Kahramanmaraş Müzesi’nde sergilenmektedir. Bu heykellerin Kral Dakyanus’un oğlu ile gelinine ait olduğu ifade edilmektedir. O dönemde meydana gelen şiddetli bir deprem sırasında hamamın içerisinde bulunan Kral Dakyanus’un oğlu ile nişanlısı enkaz altında kalarak hayatlarını kaybetmiştir. Bunun üzerine Kral Dakyanus’un, onların anısına heykellerini yaptırarak buraya diktirdiği rivayet edilmektedir. Roma döneminde hamamlarda heykel kullanımının yaygın olmadığı yönündeki değerlendirmeler dikkate alındığında, söz konusu heykellerin buraya dikilmiş olması dikkat çekici ve istisnai bir durum olarak değerlendirilebilir. Gözpınarı’nda ortaya çıkarılan bu kalıntılar ve heykeller, yalnızca geçmişten günümüze ulaşan arkeolojik eserler değil; aynı zamanda bölgenin binlerce yıllık tarihine, yaşadığı doğal afetlere ve geçmişte burada hüküm süren medeniyetlere dair önemli ipuçları taşıyan kültürel miras niteliğindedir.”


