


Bir zulme mani olamıyorsanız onu duyurun. Hazreti Ali(r.a.)
Anneler gününün geçip gittiği birkaç günde gündemimize düşmeyen bir konu var. Ağzımızın tadını kaçıran bir konu. Haberlerde bile değiştirin şu kanalı dediğimiz bir konu. Dünyanın unuttuğu unutmak istediği bir konu.
‘Araplar osmanlıya ihanet etti’. Klişesini sürekli dillendiren bir güruha göre onlar bu yaşananları hakediyor. Bir kesimin aklına dahi gelmese de milletimizin kalbinde en derin köşede içimizi sızım sızım sızlatan bir konu: GAZZE.
Evinde bir lokması olan ihtiyar ninemizin çuvala elbiselerini doldurup bunu Gazze’ye götürün dediği vicdana ihtiyacımız var. Nedense yoksulumuz Gamzeliyi anlıyorsa sebebi bilinmez bazı kesimler anmak dahi istemiyor.
Bu anneler gününde bir Gazzeli annenin mektubunu daha doğrusu sözlerini sizlere aktarmak istiyorum:
‘’Günler üzerimize ağırlaştı, vallahi çok ağırlaştı. Yoldaşımız kalmadı, yemeğimiz bitti, yolumuz çok uzadı. Ama vallahi pes etmedik. Her halimize Elhamdülillah. Allah bize yeter O ne güzel vekildir. Bize zulmeden ve bize karşı iş birliği yapan herkese karşı!
Vallahi biz direniyoruz, direniyoruz ve direneceğiz. Bir bez parçası altındayız ama başkalarından daha iyi durumdayız. Pes etmiyoruz ama birinin bize yardım eli uzatmasını bekliyoruz. Bize yardım edin, bize acıyın ey dünya! Bu hal dayanılır gibi değil.
On kişiyi nasıl doyurayım, nasıl giydireyim, nasıl ısıtayım? Odun bile bulamıyorum, vallahi gücümüz kalmadı! Üniversite okuyan iki kızım var, onlara hiçbir şey sağlayamıyorum. Lütfen bize yardım edin halimize acıyın. Vallahi pes etmedik ama ağlıyorsak günlerin ağırlığına ağlıyoruz.
Bütün gece uyumuyoruz, çadır uçmasın diye direklere tutunuyoruz. Ne branda kaldı ne naylon… Çadırımız yırtık pırtık, görüyorsunuz. On kişiyiz biz; bir battaniyeye sarılıp yatıyoruz. Kimse bizi sormuyor; ne kurumlar, ne dünya…
On çocukla şu yırtık çadırın içindeyiz. Yağmur ve su içeri girmesin diye her yeri bantlarla yamıyoruz. İşte banyom, işte mutfağım! Biz on kişiyiz! Ey dünya, biz neredeyiz? Çocuklar soğuktan ölüyor burada. Kıyafet yok, battaniye yok, ısınacak hiçbir şeyimiz yok. Geceleri çadır üzerimizden uçunca sokakta kalıyoruz. Bütün gece çocuklarıma ‘Dua edin yavrularım’ diyorum. Günler vallahi ağırlaştı. Duadan başka çaremiz yok!’’
Gazzeli bir anne, zorlu koşullar altında yalnız bırakılmalarını bu sözlerle anlatıyor.
*
Murat ÇOLAK



