
Tarihi İpek Yolu’nun Anadolu’daki önemli güzergâhlarından biri üzerinde bulunan Afşin, geçmişten günümüze ulaşan eserleriyle adeta açık hava tarih alanını andırıyor. İlçe merkezine yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta, Altunelma ile Tanır arasındaki bölgede bulunan Kuruhan da bu tarihî mirasın en dikkat çekici parçalarından biri.
Gazeteci-Yazar ve Fotoğraf Sanatçısı Mehmet Gören, Kuruhan’ın Afşin’in tarihî kimliği açısından önemli bir yapı olduğunu belirterek, hanın geçmişte doğu ile batı arasındaki ticaret hareketliliğinin yaşandığı güzergâhlardan biri üzerinde bulunduğuna dikkat çekiyor.
Marabuz Mahallesi’nin eski yolu üzerinde bulunan Kuruhan’ın Roma-Bizans dönemine ait olduğu belirtiliyor. Dört odadan oluşan tarihî hanın hemen yanında ise yer altında, kenarlara bağlı büyük bir su deposunu andıran dikkat çekici bir bölüm bulunuyor. Halk arasında bu bölümün Nallıhan olarak da anıldığı ifade ediliyor.
Kültür varlıkları envanterinde yer alan Kuruhan, yalnızca mimari özellikleriyle değil, bulunduğu güzergâh nedeniyle de büyük önem taşıyor.
Çin’den başlayan, Anadolu üzerinden Akdeniz’e ve Avrupa’ya kadar uzanan dünyaca ünlü Tarihi İpek Yolu, yüzyıllar boyunca tüccarların, kervanların ve farklı medeniyetlerden insanların kullandığı en önemli ticaret ağlarından biri oldu.
Kuruhan’ın bu güzergâh üzerinde bulunması, Afşin’in geçmişte yalnızca bir yerleşim merkezi değil, aynı zamanda ticaret yollarının kesiştiği stratejik bir nokta olduğunu ortaya koyuyor.
Afşin’in tarihî zenginliği Kuruhan ile sınırlı değil.
Marabuz Mahallesi’nde bir kale ve yedi kilise, Dokuztay Mahallesi’nde Süt Pişiren Kalesi, Türkçayırı Mahallesi’nde ise Roma dönemine ait mozaikler bulunuyor.
Kuruhan’a yaklaşık 6 kilometre mesafedeki Tanır Yassı Höyükte sürdürülen arkeolojik kazılar ise bölgenin geçmişine ilişkin yeni bilgiler ortaya çıkarıyor.
Kazı Başkanlığını Nevşehir Ahi Evran Üniversitesi’nden arkeolog Doç. Dr. Elif Baştürk yürütüyor. Baştürk’ün açıklamalarına göre, kazı çalışmalarının tamamlanmasıyla Afşin’in tarihinin M.Ö. 6000’li yıllara kadar uzandığının ortaya konulabileceği belirtiliyor.
Bu sonuç, Afşin’in tarihinin Roma ve Bizans dönemlerinden çok daha gerilere uzanabileceğine işaret ediyor.
Afşin’in, İpek Yolu ve Baharat Yolu üzerinde yaklaşık 4000 yıllık tarihî geçmişe sahip bir kent olduğu ifade ediliyor.
İlçenin tarihî kimliği yalnızca ticaret yollarıyla da sınırlı değil. Ashab-ı Kehf nedeniyle önemli bir inanç merkezi olan Afşin, tarımsal üretimi ve tarihî zenginlikleriyle de bölgenin dikkat çeken yerleşimleri arasında bulunuyor.
Bir tarafta Ashab-ı Kehf’in inanç dünyasında bıraktığı iz, diğer tarafta binlerce yıllık höyükler, kaleler, kiliseler ve Roma mozaikleri…
Ve bütün bu tarihî dokunun içerisinde, eski bir yolun kenarında sessizce duran Kuruhan.
Bugün Kuruhan’ın çevresinde geçmişin kalabalığı yok. Kervanların geçtiği yollar sessiz, yolcuların konakladığı odalar ıssız.
Ancak hanın taşları, bir zamanlar buradan geçen insanların hikâyesini hâlâ taşıyor.
Doğudan gelen malların batıya, batıdan gelenlerin doğuya ulaştırıldığı yüzyıllarda Kuruhan’ın bulunduğu güzergâh, yalnızca bir yol değil, medeniyetlerin birbirine temas ettiği bir koridordu.
Bugün geriye kalan birkaç oda, taş duvarlar ve yer altındaki su yapısı ise o büyük hareketliliğin sessiz tanıkları.
Afşin’in tarihi, yalnızca geçmişte yaşanmış bir hikâye değil; hâlâ toprağın altında, eski yolların üzerinde ve taş yapıların arasında okunmayı bekleyen büyük bir miras. Kuruhan da İpek Yolu’nun Afşin’deki bu sessiz hafızasının en önemli parçalarından biri olarak dikkat çekiyor.

