SON DAKİKA

Afşinli bir Gurbetçi Coronavirüs’ten hayatını kaybetti!

ASAYİŞ, GENEL, GÜNCEL, MANŞETLER, ÖZEL HABER, SAĞLIK, YAŞAM

Üniversite Hayallerine Belediyeden Anlamlı Destek!

EĞİTİM, GENEL, GÜNCEL, MANŞETLER, SİYASET

Sefer Aycan,TBMM’de İdlib’e ilişkin konuştu!

Bu haber 22 Şubat 2020 - 6:18 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Milliyetçi Hareket Partisi Kahramanmaraş Milletvekili Prof.Dr.Sefer Aycan, TBMM’de yaptığı konuşmada İdlib,Şehitlerimiz,İlaç ve Süt Fiyatlarıyla birlikte bir çok konuya değindi.

İşte Aycan’ın konuşması;

“Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
    Bugün şehit olan askerlerimize ve vatanı uğrunda şehit olan tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.
    Askerimizin İdlib’de ne aradığını soranlara en hafif ifadeyle diyorum ki: Şehitlerimize saygısızlık yapmayalım. Bizim İdlib’de ne aradığımız belli de Rusya’nın, Amerika’nın, Fransa’nın ne aradığını sormamız gerekmez mi? Biz orada ülkemizin güvenliği için bulunuyoruz. 900 kilometre sınır komşumuz Suriye’deki her olay Türkiye’yi ilgilendirir. Ülkenin güvenliği sınır içinde değil, sınır dışında başlar.
    Tabii, bu arada Rusya’nın ikircikli davranışlarını da nefretle kınıyorum. Genel Başkanımızın dediği gibi, biz Rusya’yı biliyoruz, Rusya’nın Rusluğunu, kalleşliğini hep biliyoruz ama bu bir kez daha gösteriyor ki Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur. Onun için, burada, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında bulunan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve bu milletin aylığını alan milletvekillerinin hepsinin en azından bugün için birlik ve beraberlik içerisinde olması gerektiğini hatırlatmak istiyorum.
    Ayrıca, Fırat Çakıroğlu şahsında, ülküleri uğruna şehit olan tüm ülkücü şehitlerimizi de rahmetle, minnetle anıyorum.
    Değerli milletvekilleri, bugün sermaye piyasasını konuşuyoruz, finansman konuşuyoruz, ben aslında bu kapsamda, sağlık hizmetleri finansmanındaki sıkıntılar üzerinde konuşmak için söz almıştım. Evet, bildiğiniz gibi ilaç fiyatlarına yüzde 12 zam yapıldı ve bu da tabii ki sağlık harcamalarını daha da artırdı. Türkiye’de yılda 110 milyar sağlık harcaması yapıyoruz ve bu harcamaların önemli bir kısmı aslında tedavi harcamasıdır; yüzde 50’si tedavi harcamasıdır, yüzde 30’u ise piyasadan alınan ilaç harcamalarıdır yani yüzde 80-85’i tedaviye gitmektedir. Bu harcamaların yüzde 80’i zaten SGK tarafından karşılanmaktadır veya kamu tarafından karşılanmaktadır. Şahıs adına yapılan harcama yüzde 20’dir. Bu şunu gösteriyor ki sağlık harcamalarında esas yük kamunun üzerindedir, SGK’nın üzerindedir. Fakat SGK’nın bu sağlık harcamalarını karşılamakta hakikaten ciddi bir sorunu vardır çünkü Türkiye’de prim toplamada bir sorun yaşıyoruz. Genel sağlık sigortası prim esaslı bir sistemdir ama nüfusumuzun önemli bir kesimi, 20 milyon insanımız prim ödeyemiyor, bunu devlet sübvanse ediyor. Bu da tabii ki özellikle sağlık harcamalarında ciddi bir yük teşkil etmektedir; sorun vardır. Bu sorun kendini özellikle kamu hastanelerinde, devlet hastanelerinde ve üniversite hastanelerinde göstermektedir. Yıllardır SUT fiyatlarında, Sağlık Uygulama Tebliği’ndeki fiyatlarda artış olmuyor. Yani devlet burada ciddi bir fedakârlık yapıyor, özveride bulunuyor ve hakikaten çok düşük primlerle sağlık hizmetlerini finanse etmeye çalışıyoruz.
    Dünyanın her yerinde sağlık hizmetleri pahalıdır, belki de en ucuz olan yerlerden biri Türkiye’dir. Fakat bu fiyatlarla sistem dönmüyor, özellikle devlet hastanelerinde ve üniversite hastanelerinde ciddi bir sıkıntı vardır. Bütün üniversite hastanelerinde, şehrim Kahramanmaraş’taki üniversite hastanesinde de, kurum olarak çalıştığım Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde de, tüm hastanelerde de sorun vardır. Bundan şu yüzden kaygı duyuyorum: Bu, tabii ki bütün hastanelerde ciddi bir borç yükü olduğu için hastanenin hizmetlerini önemli bir şekilde etkilemektedir ve hizmet kalitesini etkilemektedir.
   
    Bu, gelecek açısından ciddi bir sorundur. Aynı zamanda tıp fakülteleri eğitim yapan kurumlardır. Evet, pahalı hizmettir tıp fakültesi hizmeti. Bunun sürekliliğini sağlamamız lazım, ülkemizin geleceği için, tıp eğitimi için geleceğimizi sağlamamız lazım. Burada şunu söylemek istiyorum: Bir şekilde sağlık hizmetlerinin finansmanını sağlamamız lazım. 82 milyon insan kamunun verdiği sağlık hizmetlerinden yararlanıyor ve sistemin dönmesi, sistemin devam etmesi lazım. Onun için de mutlaka SGK’nin ya prim toplayarak ya da başka kaynaklardan sağlık hizmetlerini sübvanse ederek bu işi sürdürmesi lazım. Vatandaş olarak da kaynağın hepimizin kaynağı olduğuna dikkat edip tasarruflu kullanmak gerekir diye düşünüyorum, hepinize saygılar sunuyorum.”